2 Mayıs 2009 Cumartesi

İMBATTA KARANFİL KOKUSU (Selma Fındıklı)



Selma Fındık'ya ait okuduğum ikinci kitap "İmbatta Karanfil Kokusu". 12 farklı karakter 12 ayrı zamanı anlatır bize.Osmanlı İmparatorluğu'un da başlar süreç,Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemlerinde sona erer.1863 evvelbaharından 1939 sonyazına uzanan bir yolculuktur bu kitap aslında.

Devlet memuru Nizam Bey Osmanlı'nın son dönemlerini, kendi hayatını, babasını, karısını, İzmir'den Diyarbakır'a gelin giden kızını anlatır bize.Vakit evvelbahar 1863'tür.

Yahudi Raşel Sukot Bayramında yaptığı hazırlıkları,aşık olduğu Jön Türk Feridun'u dolar diline.1876 sonyazında İkinci Abdülhamid'i ve kurulmaya çalışılan Meşrutiyet'i anlatarak kitabın ana konusuna da katkı yapar.

Venedikli Pierino Fabris 12 yıldır tam olarak öğrenemediği türkçesiyleİtalya'da kalan evli sevgilisinden,dostu Cemil Bey'den,sevdiği kız yabancı olduğu için evlenilmesine izin verilmeyen Sahir'den ve intiharından,Cemil'in oğlu Sahir'le ilgili duyduğu pişmanlıktan ve Kızıl Sultan namıyla halktan hüriiyeti esirgeyen zorba padişah Abdülhamit'ten bahseder.1880 senesinin yazıdır.

12 yaşında hareme satılmış olan bir Gürcü kızı olarak Abdülhamid Han'ın dokuz kızından dördüne hizmet etmiştir Saraylı Şehbal Hanım...Yine saray erkanından olan Giritli Akif Efendi ile evlenerek İzmir'e gelin gelmiştir 1910 senesinin ilkyazında.Abdülhamid'in tahttan indirilip Mehmet Reşat'ın tahta çıkmasına tanıklık etmememizi sağlar Şehbal Hanım.

Ermeni Kapril Bezciyan Paris Eczanesi'nin sahibidir ve kendi halinde bir adamdır.Taşnak ve Hınçak Cemiyeti'nin rüyalarına kadar giren baskılarını anlatır bize.Vakit 1914 yazını gösterdiğinden olsa gerek Enver Paşa'nın ve 1. Dünya Savaşı'nın bahsi geçmeye başlamıştır.

Yunanlı Yannis İzmir' de 1919 ilkyazında Sinemotograf adıyla bilinen bir sinema salonu işletir.Sevgilisi Maria'yı başkasına verdiklerinden oldukça kederlidir ve Yunan askerlerinin İzmir'e girişi bile onu sevindirmemektedir.

Hilal-i Ahmer Aşevinden kızı ve 3 torunu için yemek almaya giden Şadiye Hatun aslen Makedonyalıdır.Balkan Harbi'nde Yunan çizmesi altında çiğnenmemek için vatanlarını bırakırlar ama İzmir'de gene aynı belaya rastlarlar.Oğlu Nazif'in mektupları Çanakkale ve Garp Cephesini anlatır bize.Ama 1921 kışında gelen son mektup hepsinden farklıdır.Tüm Muhacirin Mahallesini sevince boğacak türdendir çünkü içinde İnönü Zaferi'nin kazanıldığı yazar.
Faika Muhiddin bir Musevi kumpanyasında katibelik yapmaktadır.Nişanlısı Nedim'e bir türlü kanı ısınmamıştır çünkü onun aklı Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek romanındadır.1923 yılının sonyazını bu çağdaş küçük hanımdan dinleriz .

Savaş yılları sona ermiştir.Takvimler 1926 sonyazını göstermektedir.Vilayet Tercüme Kalemi Fransızca Mütercimi Şemseddin Bahri'yi Cumhuriyet Balosu'nda giyilecek tuvalet ve frankın telaşı sarmıştır.Baloda yapılacak danslara ayak uydurmak ise başka bir derttir.Müdaafa-yı Hukuk Cemiyeti kurucularından olduğu için başına gelenleri hatırladıkça bu telaşlara minnetle yaklaşmaktadır.


Tatiana Petersburg'da sosyal devrimcilerin çarlık düzenini yıkma çalışmalarından etkileneceklerini düşündükleri için önce İstanbul'a sonrada İzmir'e göçer eşi ve kızıyla.Kızı Olga Mavri Mira Derneğinde bölücü çalışmalar yapan kocasının ardından Pire'ye yerleşmiştir. Annesini de Yunanistan'a çağırır ama Tatiana 1929 kışında artık iyice İzmirli olmuştur.

Giritli Hayrettin'in ailesi Soyadı Kanunu ile birlikte büyük bir tartışma yaşar.Hayretin Bey soyunu yaşatmak için Girit'te anıldıkları gibi çağrılmak ister.Oğulları ise daha çağdaş bir isim almaları için baskı yapar .Bunun üzerine Türkmenoğlu soyadını alan Hayrettin Bey oğlunu yine ikna edemez ve oğlunun Bornavalı soyadını alması üzerine aralarında küslük çıkar.1935 yazında yaşanır bu olaylar.

Hilal Bayrak İzmir Kız Lisesinde okuyan ve 1939 sonyazından seslenen bir genç kızdır.Kitabın son hikayesinde bize Atatürk'ün ölümünden ve patlak vermeye başlayan 2. Dünya Savaşı'nın belirtilerinden bahseder.

Konusunun güzelliği bir yana bu romanlaşmış öykü kitabının en büyük özelliği dilidir bence.Kitabın tüm kahramanları kendi zamanına ve kültürüne uygun konuşur.Kendilerini tanıtmasalar bile az çok anlarsınız nereli olduklarını ve hangi devirde yaşadıklarını.Okuyucu için çok eğlenceli bir serüven bence ..."İmbatta Karanfil Kokusu" nun Selma Fındıklı’ya 2007 Sait Faik Öykü Ödülünü kazandırması boşuna değil anlaşılan:)

Yaşları,dinleri,milletleri,işleri birbirinden farklı insanların sevinçlerine, öfkelerine, üzüntülerine ve çıkmazlarına ortak eder bu satırlar bizleri...Farklı zamanları anlatırlar ama hepsinin kalbi İzmir'de atar.Farklı mekanlarda yaşarlar ama hepsinin duyularına karanfiller kokuları , görüntüleri yansır.İmbattaki karanfil kokusunu duymak isteyenlere,İzmir'den vazgeçemeyenlere, değişik bir dil deneyimi yaşamak isteyenlere okunması şiddetle tavsiye edilir.


Remzi Kitabevi /154 sayfa
1. Basım 2006 Ekim
2. Basım 2006 Kasım

3 yorum:

Prima Rima dedi ki...

Tam benlık bir kitap bu belliki.

SERAP dedi ki...

Prima Rima;
Sende mi İzmir sevenlerdensin?Fırsatın olursa okumalısın.Sevgiyle kal...

Unknown dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.