31 Mart 2009 Salı

ENGEREĞİN GÖZÜNDEKİ KAMAŞMA (Zülfü Livaneli)



Osmanlı padişahlarından biri tahta çıktığı günlerde tüm şehzadeleri bir odada toplar ve hepsini öldürtür.Yalnızca içlerinden biri annesinin son andaki çabası ile kurtulur ve bir odaya kapatılır.Odada kaldığı seneler boyunca ölüm korkusundan kurtulamaz ve hastalıklı bir adam olup çıkar.Peki bu şehzade günün birinde padişahlık tahtına oturursa ne olur?İşte kitap bu sorunun cevabını veriyor.Senelerce ölüm korkusu taşıyan padişah mutlak iktidarın sahibi olunca bir ölüm meleğine dönüşür.Ölüm denilen büyülü geçiti oyun olarak kullnıp"Yaşam nerede bitiyor,ölüm nerde başlıyor?" sorusuna cevap arayan bir padişah olur çıkar.Kadınlara duyduğu ilgisizlik bir gecede yok olan ,sarayın cariyelerinin yetmediği,değişiklik arayışının onu imparatorluğun en şişman kadınını aramaya yöneltiiği bir padişahta olması muhtemeldir.İkditar uğruna öz oğlunu sapık yapan,öteki oğlunu tahtan indirip hapse attırarak feci sonunu hazırlayan,torununu öldürmek üzere tuzaklar kuran bir valide sultanıda kitabın önemli karakterleri arasında saymak gerekir...Kitabın anlatıcısı olan haremağası ise yaşadığı işkenceler,çektiği aşk acıları ile bütünleşerek anti-iktidar bir durum sergiler.Gün gelir devran döner işler öyle bir hal alır ki, ikditar ehli muhtaç konuma düşerken,haremağası padişahın üzerinde iktidar kurma gücüne erişir.

Kitabın en ilgi çekici yanı tarihi zemin üzerine oturtulmasına,karakterler birebir kesişmesine rağmen isim kullanılmamış olmasıdır.Yani eğer küçük bir araştırma yapılmazsa (yada bu yazı okunmazsa:) ölüm korkusu taşıyan padişahın 1. İbrahim olduğu bilinmezde kalabilir.Zaten dikkat çekilmek istenen noktada karakterler değil iktidar kavramı ve bu kavramın değiştirdiği insan davranışlarıdır.İkdidar olanın çevresine pervane böcekleri gibi üşüşen insanlardır kitabın asıl konusu...17. yy kullanılsada zaman olarak ,asıl anlatılmak istenen geçmişte ve gelecekte değişmeden kalan iktidara,iktidardakine bakış açısıdır."İktidar insanı değiştirir." cümlesinin roman formuna bürünmüş halidir kitap.

Kitapta bilgi mahiyetinde verilen misallerde(yılanla leyleğin hikayesi,harut/marut ve zühre yıldızının hikayesi hikayesi,zekeriya sofrasının hangi kökten türediği,testament yani testis üzerine edilen yeminin ortaya çıkışı) okuma sürecini zevkli hale getiriyor.Zamanınız varsa birkaç saatte tüketilecek kadar kolay okunan bir kitap.Cevap bulamadığım tek bir soru var kitapla ilgili:Neden başka bir hayvanın yada yılan cinsinin değilde engereğin gözündeki kamaşmadan bahsediliyor?Engerek diye bahsedilen zehirli ve düşman sayılabilecek insanlar mı yoksa anlamadığım başka bir anlam mı yüklenmişmiş bu kelimeye.Cevabı bilen varsa bekliyorum.

Keyifli okumalar...

***Benim efendim,bir engereğin gözünü kamaştıracak kadar parlak mücevherlerle süsülü sorgucunu taktığı zaman,doğan güneş utanır ve ona gıpta ederdi.(syf.32)

***Engereğin gözünü kamaştıran şatafatı yaratan da bunlardı zaten(syf.82)

***Melek bilgisiyle hayvanda bilgisizliğiyle kurtuldu.İnsanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı...(syf.139)







5 yorum:

Banu Durgunlu dedi ki...

Sevgili Serap,seni tebrik ederim...Ne kadar güzel özetlemişsin ve ne güzel bilgiler vermişsin öyle...Yıllar önce bende okumuştum bu kitabı,neredeyse unutmuşum zaten konusunun bir çoğunu...Sayende tekrar hatırladım...Engerek kısmını ise hiç bu şekilde düşünmemiştim..
Hımm dur bir düşüneyim ben...
Sevgiler.

evvelzamanicinde dedi ki...

Serap,bir Livaneli okuru olarak kitaplığıma eklemek için hangi kitabını önerirsin bana :-)

Ama lütfen hayal kırıklığına uğratmayacak bir kitabı olsun. Zevkine ve seçimine güveniyorum.

sevgilerimle...

SERAP dedi ki...

Banu;
Teşekkür ederim.Bu bloğu açamamdaki sebepte tam senin başına gelen şey aslında.Seneler sonra okuduğum kitapları bana hatırlatacak küçük ipuçları bulmak için rehber hazırlıyorum kendimce:)

SERAP dedi ki...

Şeker kız;
Bu soruyu başkası sorsaydı emin ol çok daha kolay cevap verirdim.Mutluluk'un filmini izledin zaten.Leyla'nın evi seni sıkabilir.Bu kitap aslında Osmanlı'yı anlatması açısından ilgini çekebilir ama ama nedense içimden ses senin ancak "Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm" kitabını beğenebileceğini söylüyor ama ben daha o kitabı okumadım:)Ben son kitaplarını okumaktansa bu kitaba öncelik vereceğim.Soruna istediğin cevabı veremedim biliyorum ama belki bu ipuçları sana yardımcı olur.
sevgiyle...

uygarradikal dedi ki...

Zülfü'den son olarak SON ADA kitabını okudum. Bu kitapları da okuma listeme alacağım.

Selamlar