24 Eylül 2009 Perşembe

BU FİLMİN KÖTÜ ADAMI BENİM (Murat Gülsoy)


Nerden başlasam nasıl anlatsam diye bir şarkısı varya MFÖ' nün aynen o durumdayım.Önce Önder'i mi anlatsam yoksa olay döngüsünden kısaca bahsedip kahramanlarımızı aralara mı sıkıştırsam bir türlü karar veremiyorum.Çok mu önemli derseniz sizin için olmayabilir fakat benim için önemli çünkü sevdiğim bir kitabı başkalarına yanlış anlatabilme ihtimali beni üzüyor.Tamam karar verdim önce konu:)

Önder ve Defne kısa bir süre önce evlenirler ve İstanbuldaki hayat standartından vazgeçip Datça'ya, Keklik Koyu yakınlarına taşınırlar.Asıl işi Fizik olan Önder 'in aklı yazarlıktadır . Daha önce başlangıç olarak denediği dizi senerasitliğini bırakıp ilk romanı üzerinde çalışmaktadır.Defne Önder'den yaş olarak küçüktür ,roman boyunca ne iş yaptığı (gönüllülük esasına dayana projeler dışında) tarafımdan pek anlaşılamamıştır:) Önder kitabını yazarken asosyal olmayı tercih etmekte fakat Defne tam tersi bir hayat istemektedir.Yeni komşuları havuzlu köşkün sahibi Osman Bey'in verdiği özel bir davet çıkışında yaşadıkları Defne'nin Önder'den soğumasına sebep olur.Önder kitabını yazarken sürekli karşısına çıkan babasının hayaletiyle uğraştığı yetmiyormuş gibi Defne ile arasını düzeltebilmek içinde çabalamaya başlar.Yazdığı kitabın olay kurgusuna da kendini kaptıran Önder'in hesaplaşmaları bir süre sonra içinden çıkılmaz bir hal alır.

Kitap aslında birbirinin içine sığınmış 2 kitaçıktan oluşuyor.Biri yukarıda azda olsa bahsettiğim Önder ile Defne'nin mutsuz evliliğini ve Önder'in iç hesaplaşmalarını anlatan bölüm.Diğeride Önder'in yazdığı ve basılmadan bize okuttuğu romanı.Aslında Öndre'in yazdığı romanda konu ve karakterler olarak asıl kitaptan az kalır değil.Alt romanda Önder kendini anlatıcı olarak gösteriyor ve 4 sene öncesine dair aşk üçgenini anlatıyor.Bir intiharla bozulmak zorunda kalan bu üçgenden geriye beğenerek okunacak bir alt roman kalıyor.Velhasıl birbiri ardına sıralanan iki roman sizi alıp götürüyor.

Gelelim kitabın en önemli karakterine:Önder başlı başına özel bir ilgiyi ve incelemeyi hakediyor.Gerek hayatıyla gerek romanıyla sıradan insanların yaptıkları sıradan kötülükleri gösteriyor ve anlamaya çalışıyor.Aile kavramına karşı tutumu ve babasıyla aralarında yaşadıkları ilişki Önder'i şekillendiren en önemli etmenler.Defne'nin çocuk doğuramayacağını söylediği zaman onunla evlenmeye karar vermesi fakat sonrasında Defne'ye sinirlendiği zamanlarda bunu ona karşı koz olarak kullanması onu bu filmin kötü adamı yapıyor .Yada zengin komşusunun hizmetçisine asılması çok ta sıradan bir kötülük değil mi? Hayatındaki olumsuzluklar için babasını öne sürmesi,buna kendini inandırması, babasından kalan boşluğu doldurmak için anlamlı hiçbirşey yapamaması yani en başta kendine yalan söylemesi kendi filminde kendine kötü adam rolünü biçmekten başka nedir ki? Yazdığı romanda da önce arkadaşının kız arkadaşına aşık olması,sonra bir genç kızın intiharını bahane ederek arkadaşının babasına kalp krizi geçirtmesi ve onu öldürmesi roman karakterlerine bile bulaşan bir kötülüğü anlatır bize.

Evet, Önder çok karışık bir adam.Yolun yarısını çoktan geçmiş olmasına rağmen hala birçok konuda kendisiyle hesaplaşamamış,yaşamak için kendisine bir anlam bulamamış ve yaralı ruhunu onarmak için yazmaya çalışan bir adam var karşımızda ama ben yinede Önder'i sevdim.Bencilliklerine ,kaybetmişliğine ve saklayamadığı o çocuksuluğuna karşı sevdim.Bu filmin kötü adamı benim diyerek suçunu kabul eden birisini nasıl sevmem ki?

Murat Gülsoy'un ilk kitabını okuyunca demiştim diğer kitaplarınıda okumalıyım diye.Bu kitapla ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım.Ve eminimki bu kitaplar tek okunmayla kalmayacak. Kitabın 2004 Yunus Nadi Roman ödülünüde aldığını belirtmeliyim.Murat Gülsoy'un kitaplarının tadını alanlara selam olsun:)

Not 1:Bu aralar ödüllere takmış durumdayım zaten.Acaba diyorum ödüllü kitapları mı okusam sırayla ve o ödülün neden o kitaplara verildiğine dair bir teorem mi çıkarsam:) Sonra planlı okumanın bana göre birşey olmadığına karar veriyorum ama geçmiş senelerinde ödül listelerini referans alarak okumalar yapma niyeti aklımın hep bir köşesinde olacak.

Not 2:Alıntıları unutmadım ama şu anda vaktim yok.En kısa zamanda ekleyeceğim.

5 yorum:

wakan tanka dedi ki...

ben de şu anda Murat Gülsoy/ Bu Kitabı Çalın okuyorum :)

öykülerden oluşmuş bu kitap sade dil ve sade konuları barındırsa da çok zevkli :)

ama bu kitbı da koydum bir kenara o zaman

SERAP dedi ki...

Ben de aslında o kitapla başlayacaktım ama o esnada stokta yoktu.Eminim ki hikayeleride beni tatmin edecektir.Keyifli okumalar.

7.oda dedi ki...

acil tarafından bu kitabı da not aldım :)
ne çok ne güzel okunacak kitapalr varr..

SERAP dedi ki...

Yeterki tek derdimiz okunacak kitapların sayısının fazlalığı olsun.İnsan ömrü boyunca bu derdi çekebilir.

Serhat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.