12 Aralık 2007 Çarşamba

CENNETİ BEKLERKEN


Osmanlı,minyatür,bozkırlar,aynalar,rüyalar , Serhat Tutumluer'in oyunculuğu ve Derviş Zaim'in yaptıkları ilginizi çekiyorsa muhakkak seyredin.Evlat acısıyla kıvranan bir nakkaş baba,tahtını kaptırmamak için uğraşan bir padişah, tecavüzden ve ölümden korkan bir Leyla...Nakkaş ki zamanının kabiliyetlisidir ve o yüzden bu göreve memur ve mecbur edilmiştir.Düzmece (?) şehzade Danyal'ın sureti tasvir edilecektir idamdan önce ve görevinde yanlış yapmaması için kalfası rehin alınacaktır.Çıkılan yolculukta aslında köle olan,kafilesi dağıtılmış Leyla'ya rastlanır ve şarka doğru yolculuğa o da katılır.Saldırılar, hainlikler,itaatsizlikler yaşanır yol buyunca.Bundan sonrası Danyal'ın ve nakkaş Eflatun arasındadır ve Eflatun'un korumak için erkek kılığına soktuğu Leyla'nın sağ kalma çabalarını anlatır.Görsel açıdan yaşadığım tatmin,filmin müziklerindeki başarıyla pekişti. Animasyon bile olsa İstanbul'un eski halini görmek beni heyecanlandırdı.At koşturulan bozkırlar ve aniden değilde süzülerek giden kamera çekimleri gerçekten çok güzeldi.Filmle bütünleşen,konuya hakimiyeti bozmayan minyatür tasvirlerinin,ayna oyunlarının gördüğümüzden daha fazla şeyi anlattığına eminim.
Filmin sonlarına doğru Danyal'ın ortaya çıkardığı kafir resmini daha önce bir yerde gördüğüme emin olarak araştırmaya başladım.Aşağıda bulunan İspanyol ressam Diego Velazquez’in (1599–1660) "Las Meninas" isimli tablosu çıktı önüme.Filmde Danyal'ın rüyasının tasviri olarak lanse edilen bu tablo(kişiler değiştirilmiş olarak) rüya/ayna sürecinde filmin ana konusudur bence ve hem tabloların hem de Derviş zaim'in anlatmak istediği şey aynıdır.Keşke filmdeki tabloyu bulabilsem de ne demek istediğimi daha net anlatabilsem.


Filmin konusu gereği yaşanan duraksamalar da sıkılmak yerine düşünmeye zaman veriyor.Ben izledikten sonra filmde görülen; dallarını yeşil nehire sarkıtmış ağacın(söğüt mü o?) altında huzurla yüzen ördek olmak istedim:)Bir kez daha film müziklerinin ne kadar önemli olduğunu anladım.
Filmde hoşuma giden üç cümle:
  • Cihana hem adalet, hem güzellik lâzımdır.
  • Resim hem yapanın, hem bakanındır
  • Halklara her zaman fetih gerekmez. Onların rüyaya da ihtiyacı vardır.
**Las Meninas ve Aynalar:
Belirli bir nesne değil tiyatro sahnelerinde olduğu gibi dekor ve olayın geçtiği mekan da önem kazandığı için bu mekanın tespiti ve spasın teşkilinde ayna önemli bir optik araç olarak görüntüyü kurgulamak ve optik açılımlar yapmak için kullanılır olmuştur. Mekanın tespiti kadar, oluşan görüntünün boyutlarını ve olayın dinamiğini belirlemede, mekanın oluşumunu sağlamada , görüntüyü yakalamada aynadan yansıyan oluşum ön plana çıkmıştır. Görünüm yapay olarak algılanırken, aynadan yansır. Doğal olan görüntü doğallığını aşar. Anlamsal olan dışarı taşar.
Las Meninas’ta arkadaki ayna kadar sanatçının konuyu tespit etmekte ve espası teşkil etmekte kullandığı bir başka aynanın mevcudiyeti de hissedilmektedir. Muhtemelen bu ayna arkadaki aynaya görüntüsü yansıyan Kral ve Kraliçenin yanında ve ana eksene göre sapmalı bir görüntü verecek şekilde yerleştirilmiş olmalıdır. Bu durumun en güzel kanıtı tablonun arkasındaki duvar üzerindeki perspektif odaktaki sapmalardan algılamaktadır.
Bu noktada aynalar dışında dikkat çekici bir başka öğe olan tuvalin de salonun ana eksenini oluşturduğu tavandaki avize çengellerinden anlaşılan ana eksene dik açıyla değil belirli bir eğimle yerleştirilmiş olduğu belli olmaktadır.
Ayna genel niteliği itibariyle ikonolojik açıdan önemli bir sembolik işleve sahip olup ideolojik açıdan da önemli bir göstergedir. Belirli bir anlamda hayatın geçiciliği ve aldanışı temsil eden ayna , aynı zamanda ilahi lan ve Tanrı Esini’nin dışa vurum aracı olarak algılanmakta ve politik açıdan da Basiret, Gerçeklik ve Erdem sembolü olarak kullanılmış bulunmaktadır.
(alıntı)

3 yorum:

evvelzamanicinde dedi ki...

anlattıklarına bakılırsa film çok güzele benziyor. sinema benim için şimdilik lüks ama inşallah bir şekilde izleyince yorumumu yazarım.

SERAP dedi ki...

Emin ol benim içinde lükstü son bir senedir.Sadece kuzumu götürmek için gidebildim 2-3 defa ama vcd(dvd)izlemek zor olmasa gerek.Zaten bende vcd den seyrettim.Eline geçerse muhakkak seyret sende beğenirsin:)

cinar dedi ki...

Yazdıklarını okuyana kadar resmi bir yerlerden bilebileceğimi hiç düşünmemiştim ama bulduğun resmi hakikaten ben de daha önce görmüştüm :)
Araştırmacı kişiliğini çok taktir ettim vallahi :)
Film güzeldi bence de.
Sevgiler,

cinar.