
Okuduğum herhangi bir metinde önüme ansızın çıkan kitap ve yazar adları beni inanılmaz derecede kışkırtır.Onları bir kenara not alırım ,kitap satış sitelerindeki sanal hafızalara kaydederim,daha okumadan ne olduklarına dair bilgi edinmeye çalışırım.Kitap okumayı seven, okudukları hakkında notlar tutan , çoğu zaman yazma hızı okuma hızının yanından bile geçmeyen ,sadece kitabın içindekilere değil kitabın sayfalarına,kapaklarına,içine düşülen notlara doyasıya aşık,kitaplara olan açgözlülüğünü doyuramayan (doyurmakta istemeyen:) bana ; her yeni kitap isminin nasıl bir azap yarattığını anlayabilen var mı acaba?Merak ettiğim ama alamadığım,aldığım ama okuyamadığım her kitabın açgözlülüğümü doyurmak yerine onu daha da büyüttüğünden ve büyümenin bende yarattığı acizlik hissinden haberi olan var mı? Sırf bu sebeple bazı yazarlara bulaşmadığımı biliyor muydunuz peki?Artık biliyorsunuz çünkü o yazarlardan biri hayatıma girdi ve ben daha ilk kitaının yarısına anca gelmişken işin içinden çıkamamaya başladım.SELİM İLERİ çekindiğim yazarlardandı...Sadece Radikal Kitap'taki yazılarını okumak bile bende tarifi imkansız bir kıskançlık yaratırken kitaplarını nasıl okuyabilirdim ki...
Herşey, son zamanlarda elime aldığım kitapların istediğim şeyi bana vermediklerini hissetmemle başladı.Aslında istediğim şey o kadar da zor değildi...Son zamanlarda içimi saran kasvetten uzaklaşabilmek için aşka dair birşeyler okumak istiyordum.Kırılganda olsa aşk,azapta çektirse aşk,gülümsettirsede aşk,hülyalara daldırsada aşk,ağlatsa aşk...Bozkırkurdu kapağının açıldığıyla kaldı.Eşimin hediye ettiği Boleyn'in Mirası 150. sayfadan ileri gidemedi.Saray Gezisi zaten her gece okunduğundan seyri bozulmadan usul usul devam etti.Kitap raflarına bakıp bakıp durdum sürekli.Elif imdadıma yetişti.Halide Edip Adıvar'ın KALP AĞRISI'nı tutuşturdu elime "Senin istediğin kitap bu " diye. Kalp Ağrısı tam anlamıyla taşı gediğine koydu ama asıl bahsetmek istediğim kitabın tamamı değil ...Sadece arka kapaktaki yazı...Bu yazı Selim İleri tarafından kaleme alınmıştı ve kitap hakkında hissettiklerimi o kadar net açıklıyordu ki daha fazla engelleyemedim Selim İleri okumayı...
Hemen kütüphaneye gittim ,varolan kitaplarından adı en çok hoşuma gideni aldım,okumaya başladım."KAR YAĞIYOR HAYATIMA 'nın anı kitabı olduğunu ,çoğunluğu edebiyatçılardan oluşan 24 kişiden bahsettiğini nerden bilebilirdim.Kalp ağrısı'nın arka kapağındaki yazının tamamının bu kitapta olduğunu da hiçbir kuş fısıldamadı kulağıma...Bu rastlantıyla iyice gemi azıya alan bendeniz okumaya başladığımdan beri kağıt -kalem elimde not alıp duruyorum adı geçen kitapları...Bu not almaların bana gösterdiği en önemli şey, iyi bir okuyucu(kendi kriterlerime göre) olmak istiyorsam iyi bir okuma planı yapmalıyım ,yoksa bilmem kaç tane kitap okumak beni istediğim yere getirmeyecek...Sonu nereye varacak ,içimdeki uçurumu daha ne kadar büyütecek bu kitaplar bilmiyorum.Bildiğim tek şey bu aralar kar yağan hayatıma mola verip soluk bile almadan kitap okumak istediğim....








.jpg)















